Çocuklarda Kekemelik ve Konuşma Bozukluklarının Nedenleri

Çocuklarda Kekemelik ve Konuşma Bozukluklarının Nedenleri

Dil gelişimi çocuk gelişiminin önemli bir parçasıdır. Çocukluk döneminde kekemelik durumunun engellenmesi gerekir. Daha önce çocuklarda dilin nasıl geliştiği, kaç yaşında kaç kelimesi olması gerektiğinden ve çocuklardaki konuşma gecikmesinin öneminden bahsetmiştik. Bugünkü konumuz konuşmanın çocuğun gelişim düzeyine ve yaşına uygun düzgünlükte olmaması.

Çocuklarda Konuşma Bozuklukları

Konuşma bozukluklarının başında kekemelik gelir. Bunun yanı sıra bazı harfleri söyleyememe ve bazı sesleri çıkaramama da konuşma bozukluğudur. Konuşmanın akıcılığının bozulması durumuna kekemelik diyoruz.

Kekemelik, sesleri ya da heceleri tekrarlama, bazı sesleri uzatma, sözcükleri bölme ya da sözcük aralıklarında duraklama ve patlamalar şeklinde olabilir. Kekemelik, genel olarak stresli durumlarda artar. Kekelerken bazen bazı yüz hareketleri ve sesleri çıkartılmasının zorluğu nedeniyle, el sallama ayakları yere vurma gibi bazı beden hareketleri kekeliğe eşlik edebilir. Halk arasında korkuların kekemeliğe yol açtığı söylenir. Aslında tek başına korkular bu duruma neden olmaz. Zaten kekemelik için yatkınlığı olan kişilerde korkular ya da korkutmalar sadece tetikleyiciler mekanizmadır. Dil kısalığı yada dilbağı gibi biyolojik nedenler ya da bazı nörolojik nedenler kekemeliğin etkeni olarak bulunmamıştır.

Aile bireylerinde kekeme olan, çocuklarda kekemelik durumu daha sık görülür. Bunun genetik yatkınlıkla ilişkisi olduğu kadar öğrenme ile de bağlantısı vardır. Çocuğun gelişiminde ikinci yaş dönemi konuşma yeteneğinin oturduğu yaştır. 2 ila 5 yaş arasındaki çocuklarda görülen kekemelik fizyolojik kekemelik olarak adlandırılan kekemelik türüdür. Çünkü bu dönemde çocuklar çok fazla şey söylemek isterler ancak dillerinin hızı, anlatmak isteklerine yetmediği için kekeleyebilirler. Fizyolojik kekemelik durumunda genelde mudahale yapılmaz.

Kekemelik süreci devam ettikçe sosyal işlevlerde bazı bozulmalar olur. Arkadaşları tarafından dalga geçilmesi, sürekli müdahale edilmesi gibi etkenlerden dolayı kaygı artar. Kekemeliğin artması ile birlikte kaygıda artacağı için çocukta yada kişide stres seviyelerini arttırır. Bir kısır döngü oluşur, kekemeliğin devam etmesi çocuğun gelişiminde bir takım sorunlara yol açabilir.

Bu durumda arkadaş ilişkileri bozulabilir ve okul başarısını olumsuz etkilenebilir. Aslında kekemelik %80 geçici bir durumdur. Bu yüzde kişilerin yada çocukların yarısından fazlasına hiçbir müdahale yapmadan kekemelik durumu ortadan kalkar. Kekemelik genellikle 16 yaşına kadar düzelir, kız çocuklarında düzelme daha hızlı ve daha fazladır. Kekemeliğin tedavisinde tek amaç kekemeliği geçirmek değil çocuğa destek vererek onun kekemeliği önemsememesini sağlamaktır.

şarkı söyleyen çocuk görseli

Kekemeliğin tedavisi yaşa, döneme ve miktarına göre uygun olarak seçilir. Ama temel yaklaşım aynı olmalıdır, bireye karşı olan tutum çok önemlidir çünkü ailenin kaygısının çocuğa yansıması da daha fazla soruna neden olabilir. Bu nedenle ailenin, çocuğun sözünü kesmemesi, ondan önce kelimesini tamamlamaması, mümkün olduğu kadar ona konuşma ve söyleme fırsatı tanıması gerekir. Çocuğa, kendi kaygısı ile baş edebilmesi ve ailenin bu kaygıyı çocuğa yansıtmaması en önemli faktördür. Ayrıca kekelediği için çocuğun çevresi tarafından dalga geçilmesi yada aşağılanması gibi davranışlara maruz kalmaması kekemelik durumunu azaltacaktır. Dolayısıyla da kekemeliğin geçmesini kolaylaştıracaktır.

Kekemelik Döneminde Çocuklara Ne Yapılmalı?

Kekemeliğin tedavisindeki önemli faktörlerden bir tanesi hem çocuğum hem de aileni kaygısını gidermektir. Bu gerekirse psikoterapiler, gerekirse ilaçlarla yapılır. Kekemeliğin düzelmesi için de konuşmanın düzelmesi için de konuşma terapileri uygulanabilir. Fizyolojik kekemelik döneminde en önemli şey çocuğa müdahale etmemek, kaygılandırmamak ve sakince geçmesini beklemektir.

Kekemelik dışında, çocuğun gelişim dönemine uygun olarak baz sesleri çıkarılmaması, bazı harfleri söyleyememesi ya da onların yerine başka harfler, başka sesler kullanması ya da harflerin, seslerin yerlerini değiştirmesi de konuşma bozukluğu olarak kabul edilir. Çocukluk döneminde en sık görülen çıkarılamayan ses “r” harfidir. Onun yerine “y, t yada k” sesleri çıkarabilir yada hiç söylemeyerek sesi yutabilir. Yine bazı harflerin söylenememesi nedeni ile kelimenin eksik söylenmesi örneğin “Ahmet” yerine “Amed”, “Arı” yerine “Ayı”, gibi durumlar çocukluk döneminde sık görülür.

Bir başka görülen sorunda sesleri yer değiştirmesidir. Yine çocukluk döneminde sık görülen “taksi” yerine ”taski” demek, “kitap” yerine “tikap” gibi yer değiştirmeler konuşma bozukluğudur. Bu tür konuşma bozuklukları başlangıçta aileler tarafından sevimli görülür. Çocuğun yaşı ilerledikçe bu konuşma bozukluğunun arkadaş ilişkilerinde, sosyal çevresinde ve okuluna etki etmeye başladığını gördükçe ailelerin kaygıları artar.

Dolayısıyla konuşma bozuklukları çocuklara etkileyeceğinden erken tedavi edilmelidir. Nörolojik ya da fizyolojik bir etken yoksa bu tür gelişimsel konuşma bozuklukları genellikle 6 yaşına kadar düzelir. Düzelmediği zaman konuşma terapilerinin yanı sıra çocuğun ve ailenin kaygıları ile baş etmeyi öğrenmesi çözme yardımcı olacak ve hızlandıracaktır.

Benzer İçerikler

Kullanıcı Yorumları: Çocuklarda Kekemelik ve Konuşma Bozukluklarının Nedenleri
    Bu yazımıza henüz kimse yorum yapmamış 😞
Sizde Yorumunuzu Paylaşın